28 Haziran Cumartesi gecesi. Saat 21.30... Hayal Kahvesi henüz boş. Barda oturan birkaç kişi ve grubun eşi dostu dışında kimsecikler yok. Konser planlandığı saatten daha geç başlayacak gibi bir hava yayılmış içeriye... Ellerinde kamera ve mikrofonlarla MTV Türkiye'nin ekibi çekim için yer beğenmeye çalışıyor. Derken grup üyeleri ropörtaj vermek için bir bir içeri giriyor... 10 dklık bir çekimden sonra konser öncesi son hazırlıklar... Bekliyoruz...
Konser Kaan Altan'ın 94-08 arası kayıtların yorumlarından oluşacak ve 10 yılı aşkın süredir dinlediğimiz, çaldığımız, söylediğimiz (wiki-tr:Mavi Sakal)'ın tadından yenmez Kaan Altan imzalı parçalarından derleme bir best of olacağı düşüncesi heyecan verici. Üstelik akustik formda ve işin içinde keman da var... Sos niyetine aralara serpiştirilecek olan Karapaks parçaları da cabası. Bu arada mekan doluyor ve galiba "bize çaldılar" muhabbeti yapamayacağız. Olsun... Saat 10'u geçmiş olmalı...

Son hazırlıklar, ufak tefek ayarlar derken çok da uzatmadan ilk olmasını beklemediğimiz "iki Yol"la muhteşem bir başlangıç yapıyorlar. Konser sonrasında ya da biste tekrarlanacağı aşikar. Hemen arkasından özellikle arzu ettiğim Karapaks parçası "Zararlı Hayatlar" geliyor . Düşündüğümüz gibi olacak. Keyifler yerinde... Kaptırıyoruz... Ne Kadar, Al Beni, Kan Kokusu, Yarın Cennet Olacak, Balta, Hüznü Gözlerinin Arkasında... Mavi Sakal klasikleri ve Karapaks hitleri ardı ardına sıralanıyor... Bizler geri vokalde... Yan masada Mustafa, kardeşi ve henüz tanıştıkları İtalyan arkadaşları var... Birlikte söylüyoruz. Müziğin birleştirici etkisi :)
Daha 2-3 parça çalmışlar hissi hakimken sona gelindiğini farkediyoruz. Saat 12 olmuş. Sonrasında çıkacak grubun müdavimleri mekanda yerlerini almaya başlamışlar bile... 22'de konser mi olurmuş diyoruz. 12'den sonra da devam etsek fena mı olurdu? Nedir bu ön grup muamelesi... Çalınacak ve söylenecek o kadar parça varken daha... Napalım...
Başladıkları gibi "İki Yol" la bitiriyorlar derken bidahalar ve alkışlar devam diyor... Küçük bir bisle -seyirciyle yaptıkları yarım bir "İki Yol" düetiyle- konseri tamamlıyorlar.
Ve düşündüğümüz gibi bir konser oluyor. Zaman sınırlamasının dışında... Ha bir de "Gönlümde" çaldıramıyoruz... Ona yanıyoruz :)
Elinize, ağzınıza, ağzımıza sağlık...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder